Şubat 17, 2010

küllüğünüzü boşalttığınızda dibinde ısrarla kalan kül var ya.. o benim. bana da biri söylemişti, severdim, hala severim.
ama sizin en sevdiğiniz şarkıyı henüz söylemedim..
ve adınızı ısrarla bilmemezlikten geliyorum.
benim adım mı ? dudağınız uçuklar ..

biriniz bana bi sigara yaksın..

ben dedim diye olucak değil ya, yine de diyeyim
yaşamanızı istiyorum evet, ama pek azınızla sürünmeye hazırım. isimler bugün açıklanmıcak, beklemeyin dostlarım.
biri size ' beni sevdiğini söyle ' der ve siz söyleyemezsiniz ya, tam o andayım.

hani ' kötülük kanıma karışmadı henüz, iyileşebilirim ' aşamasındayım.
kanatsız birer meleksiniz madem sesimi duymanız lazım,
bi hal çare bulmak içinse biraz büzük lazım.

traji komik hikayeler bütünüyüz aslında, aşikar. ama yine hepimiz drama dalında yarışıyoruz birbirimizle.
bi kere de olduğun gibi yaşa, yaşadığın gibi öl di mi, yok.
kimimiz çöl, kimimiz çok oluyoruz bazen.
susuz dönebiliriz köyümüzden bu yüzden ..

entrikalarla dolu ama hiç şaşmadan mutlu sonla biten pembe dizileri bilir misiniz ?
ben severim. renk inadına pembe, tat inadına tuzsuz ..

benim kalbim kırık sizin kafanız kıyak olmasaydı eminim yutardınız beni.
ama şimdi biriniz adını söylesin, biriniz küllüğü boşaltsın ve biriniz bana yeni bi sigara yaksın !
alnından, o yalnız benim gördüğüm lekeden indirirdim seni silah olsam ..
olmadık birinin eline geçerdim, sokağında ' sağlam ayakkabı değildir ' diye bilinen birinin.
ve içimden çıkıp seni bulan kurşuna kaza süsü verebilicek bi delinin ..
o ' deli ' olsam, başına bi iskemle koyar ağlardım. bi ip asardım yanına, çıkıp iskemleye ittiriverirdim ayaklarımın altından..
sallanırdım çocukluğumu yaşarmışcasına.
gene bulurdu ruhum ruhunu. gene de seninle yanardım, inan.


Ocak 05, 2010

öyle kör seviyorum ve sesim öyle kısık,
sessiz sessiz seviyorum ve gözlerim öyle ıslak,
bile bile seviyorum ve sen öyle uzaktasın ..
sindirmek lazım sahiden, ayrılık liste başındayken.

sözümden dönmüş olabilirim,
çok acaip özlemiş olabilirim,
ateş başıma vurmuş da olabilir, bağrıma düşmüş de olabilir ..

ve biliyosun, kader kahpe olabilir.
ben de olabilirim bazı bazı ..

vurabilirim bizi başka bi gece saat 4ü 26 geçe,
oturup başında ağlayabilirim de sonra bikaç ömür ..

şu saat gel, yokolsun zaman kavramım.
kalmasın aklımda 'keşke'ler,
aklım firar etmesin,
mavi'n eksilmesin..

gözünün içine baka baka sevmeliyim seni,
ve çığlıklar atmalıyım harikalar diyarında..
bilmeliyim seni, büsbütün.
sinmelisin içime her yolun sonunda.

Aralık 27, 2009

sımsıcak haberler var gazetede,
gazetem de önümde.
acı kahvem ve küllüğüm arasında böyle boylu boyunca..
üçüncü sayfayı açıyorum hemen,
beni korkutmak için sırf, ölmüş de olabilirsin çünkü.
öldürülmüş de olabilirsin en sevdiğimiz şiirler tarafından acımasızca.
magazin sayfasını açıyorum sonra,
beni acıtmak için yeni bi aşka koşmuş olabilirsin çünkü,
ya da belki yorulmuş olabilirsin.
spor sayfasını mesela, sırf seninle aynı satırlara gözümüz değsin diye açıyorum,
ben sana yakın oluyorum sen pozisyonlara.
bi küçük yudum alıyorum sonra kahvemden,
aniden suratımda da bi buruşma, istemeden..

dalıp gidiyorum, bittikçe de bitiyorum hani ..
sinirlerim bozulmaya müsait, bozuluyorum.
arkamı dönüp cama buğu yapıyorum önce
sonra adını yazıyorum çok şekilde.
içimde bi yanma başlıyo işte tam o saniye
tükürüyorum.

gazeteyi kapıyorum hemen, toparlayıveriyorum şöyle üstünkörü
.. siliyorum.

ertesi gün heyecanla beklediğim başka sıcak haberlerde yine seni arıyorum.
sırf sana secde etmem için, ilan da vermiş olabilirsin çünkü.

adını yazıp, siliyorum kez ve kez ..
bilmiyorsun.
okumaya doyamıyorum.
gidenin ardından ağlanmaz derler, yalan ! ağlanır ..
kuru kalabalığı gördün mü, hele bi de karıştın mı içine .. yalnızlığımı kimbilir ..
terk etmişim kendimi, o hisse kapıldım mı bi de .. çok acıyor canım.
seviyorum ama büyüdüm.
daha gerçek şimdi herşey, daha şüpheci bakışlarım kendime ve tanıdıklara.
aynaya çarpıyor başım ve bi göz kırpışında senin, bi kanat çırpışında martının, yere çakılıyorum.
aynı yüz, aynı his, adı başka hüznümün.
bu yolu sevmedim bi kere, bakamam gökyüzüne.
zaten sevmeden sevişemem de ben ..
sızıyorum.
durup dururken derken daha dibe çekiliyorum ve işte sinirleniyorum o zaman.
son bi gülüşüm var ki onu da sona saklıyorum ..
en iyi kahkahamı atmak için.
gidenin ardından ağlanmaz derim hep, ağlama !
içimdeki iyilik sıfatımı değiştirmeye yetmedi .. sen isimlerimizin üzerine çizgiler çekerken kesik kesik, ben bilmediğin renkleri topladım. bildiğin renklerde kurdelalarla süsledim. koştum da bi sefer yazık, yetişemedim .
yükseklerden nasıl korkardık ama uçurum kenarlarında nasıl yaşardık .. bi gün, bi an düşüp de kanayamadım senin için ve müziğimiz değişiverdi birden. değiştirmişsin ki ben hiç ummazdım.
senin için ölmek değil, seninle yaşamak istememe şimdi ben de anlam veremiyorum. vazgeçemediğim o dünya, kimmiş dünyam ?
seni ben öldürmedim. ben zaten kimseyi öldürmedim ..
bi rüya gördüm, bi rüya daha .. hepsi başka renkte başka yerlerde başka zamanlarda gerçek olmuş .. ses vermedim, can çekiştirmedim, koşmadım bu sefer ki yetişemezdim.
sen vardın ve yoktun. gözbebeklerim büyümedi güneş başının üzerindeyken.
hiç yaşlanmadın arkadaşım, ben de hiç ağlamadım.
bi günün bir tek anında bir tek yanlış adım attın, yalnızlığına. sana " dur " denemezdi artık.

derin nefesler alarak alnımıza " carpe diem " yazardın yıldızlardan, uçurum kenarındaydık üstelik korkardık yükseklerden. oradaydık.
sadece olduk ..
mutluydum uyuşmadan, uyuşturmadan.. sadece olmuştuk, biz zaten hep olurduk.

içimdeki iyilik öldü, öldürdün az önce. büyüdü gözbebeklerin ve benim rengarenkti kanım.
sen vardın ve yoksun ..
özgürüz artık.

Aralık 14, 2009

insanlar.. hep giderler.
ve ben sıramı beklerken, ışıldarım nefretimden !
ve sen ışıldarsın birgün.
sonra sen,
ve sen ..